Sonucu Daralt
Kategori
Yayıncı Kategori
Eser Sahibi
Sıralama : Göster :
Toplam 553 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1
Kuşatma altındaki Saraybosna’da geçen bir çocukluğun gerçek hikâyesi… Soğuk Savaşın hemen sonrasında Bosna Hersek’teki altüst oluşu, son derece gerçekçi sahnelerle anlatan pek çok belgesel çekildi, onlarca kitap yazıldı fakat bunların çoğu üçüncü kişilerce yapıldı. Gazeteci Emine Şeçeroviç Kaşlı Kurşunların da Rengi Var adlı eserini farklı kılan özellik ise olup bitenlere şaşkın ve ürkek çocuk gözleriyle bakarak, ailesinin üzerinden anlatmasıdır. Yaşananların panoramik bir fotoğrafını çeken yazarın, şehit a
Hatıralar yakın geçmişimizin farklı perspektiflerden hareketle yeniden düşünülmesine ve soğukkanlı değerlendirmelere konu edilmesine katkı sağlamaları bakımından büyük önem taşırlar. Hele modern dönemin meşhur ama aynı zamanda tartışmalı isimleri söz konusu olduğundaysa bu önem katbekat artar. Etkisinin büyüklüğü yanında şöhreti ile bilinen Cemaleddin Afgani’ye dair hatıralar bu cümleden kabul edilebilir. Zira kendisi hem çağdaş İslam düşüncesi hem de İslamcılık tarihi ele alınırken üzerinde en çok tartışıl
Günümüzde fıkha ilişkin derinlikli çıkarımlar ancak İslâm klasiklerinden modern sosyal bilimin genel ve özel meselelerine yayılan geniş bir bilgi dağarcığı ile inşa edilip desteklendiğinde yapılabiliyor. Meseleleri bu derin bilgi dağarcığı ve hassas bir araştırmayla ele alan Wael b. Hallaq’ın fıkıh çalışmalarındaki müstesna yeri de bununla bağlantılı. Wael b. Hallaq makalelerinden oluşan Ahlâkî Yönetimsellik Şeriat, Anayasa ve Ulus Devlet kitabında şeriatın Kur’anî kökenleri ve mahiyeti, moderniteyle birl
Türkiye'de milliyetçiliğin farklı ideolojik donanımlara ve referanslara eklemlenebilmesi sayesinde kazandığı yaygınlık ülkenin parlamenter sistemi değiştirerek cumhurbaşkanlığı hükumet sistemine geçmesinden sonra da devam etti. Haliyle karmaşıklığın ve belirsizliğin arttığı bir dünyada yeni nesil milliyetçilik dalgalan ortaya çıkıyorsa, bunların neden cazibe merkezi haline geldiklerini anlamak için, yeni modeller oluşturmak gerektiği gün geçtikçe daha çok anlaşılıyor. Meseleyi geçmişten günümüze farklı boy
Gerek insanı anlamak gerek Rus toplumuna daha yakından bakabilmek için en önemli kaynaklardan biri olan Gogol, birçok edebiyatçının da ilham kaynağıdır. Spontane dehası ile devrinin yazarları arasında öne çıkan Gogol, tüm etkilerden sıyrılıp okuyucuları bir kâbus dünyasında gülme ve ıstıraba boğar. Kahkahasının ardında görünmez gözyaşları hissedersiniz. Hayatı, içini kemiren çelişkileri çözmek için korkunç bir savaştır. Mücadeleci yüzü, birbiri üzerine konmuş on maskenin ağırlığı altında ezilmektedir.
Osmanlıdan Cumhuriyet Türkiye’sine uzanan zaman dilimi genellikle batılılaşma ya da modernleşme dönemi olarak adlandırılır. Bu dönem, “Türkiye’nin Sosyal Tarihi” adlı bir dizi kitabın konusunu teşkil ediyor. Uzun yıllara dayanan araştırmaların ürünü bu kitaplarda, yakın tarihimizde dile getirilen veya yaşanan ve bugün egemen olan zihniyeti ve hayat tarzını inşa eden görüşler ve durumlar kapsamlı analizler çerçevesinde ele alınıp tartışılıyor. Celalettin Vatandaş, “Türkiye’nin Sosyal Tarihi” adlı dizinin i
Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai hikâyecilikte gerçekçilik tarzının gelişiminde etkili olmuştur. Onun ilk ve tek romanı Sergüzeşt, gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilmiştir. Esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlayan eserin çıkışını fevkalade bir surette güzelce karşılayanlar, o zamandan geleceği aydınlatmaya başlamış gençlerdir. Samipaşazade Sezai, devrinin sosyo-kültürel yapısına da ışık tutan romanında Kafkasya’dan k
Çin’de eski dönemlerden beri kullanılan savaş teknikleri üzerine Sun Tzu’nun yaptığı sohbetlerin bir araya getirildiği Savaş Sanatı, stratejik düşünce açısından askerî klasiklerin atası sayılmıştır. Devlet yönetimi ile Taoculuğu kaynaştıran ve genel olarak strateji ve savaş taktiklerini temel alan kitap on üç bölümden oluşur ve her bölüm savaşla ilgili bir meseleyi ele alır. Çinli filozofun eserinde ortaya koyduğu ilkeler Doğu’da ve Batı’da savaş sahasında olduğu kadar ekonomi ve siyaset alanlarında da lid
André Gide’in fedakârlık, aşk, ilahi aşk üçgeninde çıkmaza giren trajik bir ilişkiyi konu edinen Pastoral Senfoni romanı yazarın insan ilişkilerindeki sorunlara eğilme çabasını yansıtır. Romanda görülen ve görülmek istenen dünya arasındaki yakınlık yahut uzaklıklar okurun zihninde yeni anlamlar kazanır. Adını Beethoven’ın “Pastoral Senfoni” diye de bilinen 6 Senfoni’sine borçlu olan eser Gide’in psikolojik sorunları ele alış biçiminin yanı sıra kurgu ve üslup bakımından da gelişiminde önemli bir aşamaya
İslami davet olmazsa olmaz, kaçınılamaz, savsaklanamaz, ihmal edilemez bir görevdir. Kur’an’ı Kerim’de anlatılan tevhid mücadeleleri bilhassa Hz. Yunus’un davet tecrübesi bunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede peygamberimiz Hz. Muhammed’in risalet sürecinin başlangıcında örtüsüne büründüğü kısa bir duraksama döneminin ardından “Kalk ve uyar!” emrine muhatap olarak nasıl bir davet faaliyetine giriştiğini biliyoruz. Abdullah Yıldız Hz. Yunus kıssasındaki ibretamiz davet tecrübesine odaklanan Ninova’ya Dönüş ki
Alexandre Dumas, daha çok tarihsel olayları konu alan üç yüzden fazla roman kaleme aldı. Okurları üzerinde derin bir etki bıraktığından edebiyat tarihinde bir dönüm noktası kabul edilir. Bunun temelinde gerilim, heyecan ve dramatik karşılaşmalarla dolu bir anlatı ikliminin yanı sıra olay örgüsünün sürükleyiciliği konusunda görülmemiş bir ustalık sergilemesi yatar. Alexandre Dumas, hem dinî hem de siyasi alanda hayli etkili olan Borjiya ailesinin meydana getirdiği tahribatı anlattığı Borjiyaların Cinaye
Yorum, kutsal metne, tarih ve insanlık içinde bir çığır açma, onu, insanın manevi ve somut eylemlerine, yaşam küresinin içine dâhil etme kararlılığıdır. İşte bu yüzden Kur’an tek bir yoruma mahkûm olmayan açık uçlu bir kelamdır. Ancak ilahî kelam üzerinden okunacak olan gaye ve hedefler bakidir. O zaman, şunu söyleyebiliriz: Hiçbir yorum yüzde yüz nesnel değildir; tam aksine, kısmen nesnel, kısmen de özneldir. Sadık Kılıç insana, kültüre ve yoruma dair yazılardan oluşan Tefekkür ve Yorum adlı kitabında beşe
Muhatap olduğu kitlenin eğitim durumunu bilen Necip Fazıl, 1940’lı yıllardan itibaren çıkardığı dergisini bir akademiye dönüştürmeyi başarmıştır. Doğu ve Batı kavramlarından ideal bir toplum tasavvuru olan başyücelik devleti ütopyasına, edebiyat mahkemelerinden siyasete kadar pek çok meseleyi Büyük Doğu sütunlarına taşımıştır. Alternatif ideolojik bir tarih kurgusuyla Osmanlı tarihini, özellikle de Tanzimat sonrasını kendi bakış açısıyla yeniden ele almıştır. Yasin Beyaz, İdealden Gerçeğe Bir Necip Fazıl Po
1980'li yılların Kürt sorunu ve islamcılık açısından bir milat olduğunu ifade etmek yanlış değildir. 1980 sonrası dönemde, Kürt sorununun bir yandan derinleşerek büyüdüğünü, diğer yandan Türkiye'nin siyasal hayatında tartışılan başlıca meselelerden biri haline geldiğini söylemek mümkün. Bu dönem ayrıca islamcılığın değerlendirilmesi açısından da önem arz ediyor. Çünkü islamcılık 1980 sonrasında hem Türkiye'deki hem de islam dünyasındaki müesses nizama yönelttigi eleştirilerle önemli bir muhalefet söylemi ge
Kızılderililer diye de bildiğimiz Amerika kıtasının Avrupalılar tarafından işgal edilmeden önceki sakinlerine dair muhayyilemizde ne yazık ki çoğunlukla Hollywood sinemasının eski western filmlerinde karşımıza çıkan bir imge vardır: barış fikrinden uzak, atının üstünde çığlıklarla hasımlarına saldıran, yüzü ve bedeni boyalı bir barbar ve vahşi. Oysa bu imgenin tarihî gerçeklerle uzaktan yakından bir ilişkisi yok. Kendi geçmişindeki kabile yaşamı ve inançlarını yer yer şiirsel diyebileceğimiz ifadelerle akta
Modern Türk hikâyesinin önemli isimlerinden Ömer Seyfettin, otuz altı yıllık hayatına çok sayıda hikâye sığdırmış, oldukça üretken bir isimdir. Çoğunlukla gerçek hayattan aldığı konuları daha çok kısa ve yalın dille anlattığı için okuru dili kullanma kabiliyetiyle hemen hikâye evrenine çekmektedir. Kimi yazarların hikâyeleri size göz kırpar, kendine doğru çeker hep. Ömer Seyfettin işte bu yazarlardandır. Onun hikâyelerinden derlenmiş Yüksek Ökçeler adlı eser, bilhassa gençlere onun hikâye dünyasının kapısın
Adı daha çok romanlarla anılan Sabahattin Ali, edebiyatımızın hikâye türündeki dikkate değer isimlerinden biridir. Ali, toplumcu gerçekçi anlayışla kaleme aldığı hikâyelerinde, okuru can damarından yakalar, onu hayatın sert taraflarıyla yüzleştirir ve sonunda okurunu sarsar. İnsanın bin bir yüzünü anlatan, edebiyatımızın en önemli yazarlarından ve “hep genç kalan” ismi olan Sabahattin Ali’nin Değirmen, Kağnı, Ses, Yeni Dünya, Sırça Köşk adıyla yayımlanan beş hikâye kitabından seçilen bu seçkideki on altı hi
Birçok edebiyatçı çeşitli sebeplerle gezip gördükleri yerler hakkında eserler kaleme almıştır. Bunlardan biri de matbuat hayatımızın en renkli simalarından Ahmet Rasim’dir. Onun gittiği yerler hakkında yazdığı hatıraların bir kısmı neşredilmiş olsa da gazete ve dergi sütunlarında kalan ve yayımlanmamış birçok yazısı mevcuttur. Döneminin atmosferini okuyucuya hissettiren Suriye ve Filistin Seyahati Ahmet Rasim’in çeşitli gazete ve dergilerde neşrettiği unutuluşa terk edilen telgraf, mektup ve hatıralarını iç
Modernite düşünürlerinin, ahlakı dinden ayrıştırmakla hem ahlaka hem de dine haksızlık ettikleri her geçen gün daha çarpıcı tecrübelerle ortaya çıkıyor. Bireyin özgürlüğünün sınırsız görülmesi ise modernitenin yol açtığı en büyük problemlerden biri olarak insanı, tanrılaşma iddiasına itti. Bu anlayış, kutsalı yok ederek, bireyi toplumda temel referans birimi hâline getirdi ve egoizmi kökleştirdi. Böylece günümüzde beşerî davranışı bütünüyle seküler bir rasyonelleştirme temeline dayandıran epistemolojik ve s
Yirmi yaşında olmadığımız hâlde bizler de genellikle bahtiyarlığımızı sorgulasak sonuçta bütün kâinatın karşısında titrediği şu kelimeye ulaşmaz mıyız? “Hiç!” Hayat mücadelesi içine zırhsız, silahsız yani zayıf bir bünye, hassas bir gönül, sevdalı bir ruh ile girmişti. “Şairlerin, allamelerin en büyük eserleri üzüntü ve öfke zamanlarında yazdıklarıdır. Bununla birlikte Sezâi, Namık Kemal'in sanatkârane üslubu ile Ahmet Mithat Efendi'nin günlük konuşma ve meddah dilinin getirdiği gevşek üslubundan uzak yeni
Sıralama : Göster :
Toplam 553 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1