Sonucu Daralt
Kategori
Yayıncı Kategori
Eser Sahibi
Sıralama : Göster :
Toplam 533 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1
Bilirsiniz, dünyanın ışığına dalmak ve insanları tanımak, kim ne derse desin yaşayan bir kitap, ikinci bir bilim gibidir.” “Evet, kötü konuşmak zorunda bıraktınız beni! Samanların üzerinde keyif yapan köpek gibi ne kendiniz yiyor ne de başkalarının yemesine izin veriyorsunuz, küflenene kadar durur öyle samanlar. Siz de şimdi aynışeyi yapıyorsunuz. Devletin sözleşmeleri doğrultusunda sizden farklı ürünler de almak istiyordum…” “Bizim hayatımız nedir? Acının kendine yer edindiği vadi, ışık nedir? Hissiz
“Ruth, Martin’in fikirlerini toyca bulsa da, yıldızların üzerinde gezinen bu cesur fikirlere yetişemiyor, ortaya çıkan tahmin edilemez gücü heyecanla, coşkuyla izliyordu sadece.” “Kültür adına başkalarının söylediği şeylerin sayısız tekrarından başka şey bilmiyordu.” “Uysallığınız, alçak gönüllü köle ahlakınız sizi kurtaramayacak. Ah, bunlar size Yunanca gibi geliyordu mutlaka, sizi daha fazla yormayayım.” “Kölelere dayanan hiçbir devlet ayakta kalamaz.” “Herkesi eğitebileceğini düşünen dar kafalıları
Franz Babinger'in "Sırplı devşirme" diye andığı Ostravica'lı Konstantin Mihail Konstantinovic, Üsküp'ün batısında yer alan NovoBrdo'nun fethi sırasında devşirilir. Onun Türk Kroniği (KronikaTurecka) adıyla Çekçe ve Bir Yeniçerinin Hatıratı (PamietnikiJanczara) adıyla Lehçe neşredilen eseri döneme dair pek çok gelişmeyi anlaşılır ve sade bir üslupla ele alabilen nadir çalışmalardandır. Kitap, Türklerin dini ve yaşamları, Osmanlı devletinin sosyal ve askeri yapısı hakkında çok kıymetli bilgiler sunar. Bilhas
Tarihin akışına yön veren Selçuklular sadece Anadolu’nun İslamlaşması bakımından değil İslam aleminin kriz üstüne kriz yaşadığı bir dönemin sona ermesi açısından da son derece önemlidir. Takip edilen birlik siyasetinin bir sonraki aşamasında İslam dünyasında yeni bir çağın kapısının aralanması bununla bağlantılıdır. Cesareti, merhameti, kahramanlığı, İslam’a bağlılığı ve siyasi/askeri dehasıyla tarihimize damgasını vuran Sultan Alparslan, gaza ve cihada verdiği önemle tarihin akışına istikamet veren k
İslâm mezheplerinin doğuşu ifadesi, itikâdî meselelerde Hz. Peygamber’in çizdiği yoldan, çeşitli sebeplerle az veya çok inhiraf etmiş İslâm fırkalarının tarih sahnesinde görünmelerini karşılar. Çalışmalarında kullandığı karşılaştırmalı metotla öne çıkan Yaşar Kutluay, kelâmî tartışmaları ve mezhep cereyanlarının başka dinlerden kaynaklı olduğu iddiasını kabul etmemiş, bunun asıl sebebinin İslâm toplumunun yapısı ile Kur’ân-ı Kerim’in ortaya koyduğu tefekkür hürriyetine dayanan yeni bir zihniyetten kaynaklan
Puta tapıcılığın çağdaş biçimlerinin yaygınlaştığı bir zamanda Hz. İbrahim'in (a.s) mücadelesi yeniden hatırlanmalı. Zira o öyle bir insandı ki, ateş onu ve kalbinin yüceliğini tanımış, yakmamıştı. Öyle bir insandı ki, babasının yolunu ona saygıda kusur etmeden terk etmeyi bilmişti. Bu yüzden, çağımızda tıpkı onun gibi inanıp dosdoğru davranan bir insan olabilmek oldukça önem taşıyor. Abdullah Yıldız, içindeki Putları Kır kitabında bugünün insanına Hz. İbrahim'in tevhid mücadelesini akıcı bir dille anlatıyo
İslâm dininin doğuşundan bu yana geçen asırlar içinde İslâm dünyasında dinin birçok farklı yorumu ve anlaşılma biçimi oluşmuştur. Zamanla kurumlaşan bu anlayışlar, fırka ya da mezhep şeklinde isimlendirilmiş ve birçok ilmî araştırmanın konusu olmuştur. Mezheplerin doğuşundan itibaren, aralarındaki münasebetler bazen fikir, bazen mücadele yahut iş birliği hâlinde cereyan etmiştir. Mezhepleri tanımlama, anlama ve görüşlerini tespit etmede pek çok değerli eser kaleme alan Yaşar Kutluay Tarihte ve Günümüzde İsl
Said Halim Paşa imparatorlukların ulus devletlere dönüştüğü sürecin önemli bir mütefekkiri ve siyasi bakımdan aktörüdür. Kendisi bir devlet adamı ve düşünür olarak İslamcılığın İkinci Meşrutiyet dönemindeki entelektüel güzergâhının önemli isimlerindendir. Mehmet Âkif'in ifadesiyle “ümmetin en büyük mütefekkirlerinden” olan Said Halim Paşa, eserlerinde hem İslam hem de Batı toplumlarının tarihî, siyasi ve toplumsal durumuna eşzamanlı olarak bakar. Osmanlı toplumunun olduğu kadar İslam âleminin buhranlarını s
Düşüncelerin paylaşımı bakımından önemli bir tür olan mektup sanatı günümüzde her ne kadar eski itibarlı konumunu kaybetse de kültür tarihi incelemeleri bakımından paha biçilmez bir değer taşır. Zira eserleriyle kalıcı izler bırakan hayatların, yazı ve kitap uğraşlarının, din anlayışlarının yanı sıra dönemin ortamının ipuçlarıyla, dahası giderek güçlenen bir dostluğun izleriyle dolu birer belge niteliğindedir mektuplar. Mektuplaşmalar, Meryem Cemile ile Mevdudi’nin 1960-1962 yılları arasında yazdıklarını bi
Hepsinin birbirinden farklı, birbirinden ilginç hikâyesi vardı. Kimisi papazken, kimisi ünlü bir müzisyenken, kimisi bir misyonerken, kimisi de uyuşturucu kaçakçısıyken İslam\'la tanışmış ve kendilerine yeni bir hayat kurmuşlardı. Bu röportajlar esnasında mühtedilerin gözyaşlarına, sevinçlerine ve heyecanlarına da şahitlik ettim. Onlardan yaşadıkları zorlukları, hayal kırıklıklarını, geleceğe dair umutlarını dinledim. İtiraf etmeliyim ki, mühtedilerle yüz yüze röportajlar yaparken dinlediklerimden ben de ço
İsrail'in kuruluşu hakkında ne biliyoruz? Ortadoğu'yu şekillendiren İngilizlerle, Siyonistler arasında nasıl bir bağ var? Siyonizm'in Filistin topraklarına yerleşmesinde Balfour Deklarasyonu'nun rolü nedir? Theodor Herzl, Siyonist hedeflere erişmek için neler yaptı? Bu ve benzeri pek çok sorunun cevabını sunan Alan R. Taylor, İsrail'in Doğuşu kitabında Siyonizm'le, sömürgecilikle, savaşlarla ilişkisi içinde İsrail'in kuruluşunu anlatıyor. En önemlisi, Siyonistlerin adım adım uyguladıkları diplomatik strate
Kurşunların Rengini Yıldızlarla Değiştirdim, bir çocuğun Bosna savaşından sonraki mültecilik hikayesidir. Aynı zamanda, Boşnak gazeteci-yazar Emine Şeçeroviç Kaşlı'nın ilk kitabı Kurşunların da Rengi Var'ın devamıdır. Kurşunların da Rengi Var; 1992-1995 yıllarında Bosna savaşı devam ederken Emine Şeçeroviç Kaşlı'nın kuşatma altındaki Saraybosna'da geçirdiği çocukluğunun gerçek hikayesini anlatmaktadır. Kitap, savaşın bitmesine aylar kala, yazarın, Saraybosna'dan tek çıkış yolu olan "kurtuluş tüneli"nden ann
Bugünün kitleleri, belirsiz bir hayat tarzını benimseyerek, onun ilke ve özelliklerine göre yaşamayı,o hayat tarzını belirleyen(ler)e ibadet manasına geldiğini düşünmez kılmış, ibadetten bir varlığın önünde secdeye varmayı anlar olmuşlardır. Arka Kapak Yazısı Bugünün kitleleri, belirsiz bir hayat tarzını benimseyerek, onun ilke ve özelliklerine göre yaşamayı, o hayat tarzını belirleyen(ler)e ibadet manasına geldiğini düşünmez kılmış, ibadetten bir varlığın önünde secdeye varmayı anlar olmuşlardır. Oysa
Medya menajerleri imajların ve haberlerin yaratılması işlenmesi, rafine edilmesi ve bunlara riyaset edilmesi; dolayısıyla inançlarımızı ve tutumlarımızı, sonuç itibariyle davranışlarımızı belirleme işini kendilerine iş edinmişlerdir. Sosyal mevcudiyetin gerçeklerine tekabül etmeyen mesajları kasıtlı olarak ürettiklerinde medya menajerleri, zihin menajerleri olup çıkarlar. Realitenin kusurlu olarak algılanmasına, hayatın gerçeklerini kavrama gücünden yoksun bırakılmış bir şuurun oluşmasına sebebiyet veren me
Allah (c.c), kendi yolunun küllenmiş işaretlerini hatırlatmak için zaman zaman peygamberler göndermiştir. Bu peygamberler, mesajlarını yaymaya çalışırken hem kendilerini engellemek isteyenlerin, hem de taraftarlarının zulümlerine maruz kalmışlardır. Bu taraftarlardan bir kısmı peygamberin getirdiği sahih inancı olduğu gibi yaşamaya çalışırken, bir diğer kısmı kitabı tahrif etmek, bidat ve hurafelere tâbi olmak ve peygamberlerini adeta ilahlaştırmak gibi durumlara düşmüşlerdir. Bugün yeryüzünde yaşayan üç b
Sovyet dönemi sonrası Rusya’nın en ünlü siyaset bilimci ve jeostratejistlerinden birisi kabul edilen, Avrasyacılık Hareketi’nin önde gelen isimlerinden Aleksandr Dugin’in yazdıkları hem dünyanın hem de Rusya’nın siyasi yönelimlerini, arayışlarını ve çelişkilerini kavramak bakımından göz ardı edilemeyecek önemdedir. Hiç şüphesiz dünyevi meselelerle soyut fikirleri mukayese eden Dugin’i herhangi bir entelektüelden ayıran en önemli yönü ise teorik birikimi ve bu özelliği ile Rus yönetici elitleri arasında oyna
Felsefi anlamlar ve anlayışların altında yatan ve onlara dayanak oluşturan dilsel ilkeleri ön plana çıkaran Taha Abdurrahman’ın metinleriyle uğraşmak aynı zamanda yeni bir felsefi lügatçeyi hesaba katmak demektir. Zira o, söylem analizi ve diyalektik münazara kuramları alanındaki en son gelişmeleri göz önünde bulundurarak klasik İslam düşüncesindeki pek çok terimin içeriğini kendi tezi doğrultusunda yeniden anlamlandırmış, Batılı terminolojiyle fikirlerini desteklemiş, bunların yeterli gelmediği durumlarday
Ancak ben delilikte buldum gerçek hürriyeti gerçek güvenliği. Yalnızlığın özgürlüğünü buldum, varlığımı fark eden insanlardan kaçma özgürlüğünü… Çünkü varlığımızı fark edenler içimizdekilerin bir kısmını tutsak ederler. GECE: "Hayır, sen benim gibi değilsin, ey Meczup, çünkü sen acı karşısında titrersin uçurumun şarkısı bile seni korkutuyor. Yenilgi, yenilgim, parlayan kılıcım ve kalkanım, gözlerinde okudum: İnsanın ne zaman saltanat tahtına otursa işte o zaman köleleştiğini. Tahta oturmak köle olmaktır. “C
İslâm’da felsefi düşüncenin anlamı ve sürdürülüşü, ancak Batı’da birçok yüzyıldan beri felsefe diye adlandırılan kavramın tam bir karşılığının İslâm’da aranması şartı ile hakiki manası ile kavranabilir. Bu sebeple İslâm felsefesi gelenekselleşmiş felsefe tarihi el kitaplarına sağdırılamayacak ölçüde geniş bir alanı kapsar. İslâm felsefesini temel kaynaklarından inceleyerek bu alanda çalışmalar yapan Tjitze Jacobs De Boer, İslâm’da Felsefe Tarihi eserinde en önemli temsilcilerinin öğreti ve sistemlerinden ha
Seyahat, hele deniz seyahati, ruhun bütün dertlerine devadır. Kim diyor ki kadın şimdi, eskisi gibi yüzünü sıkı örtüler altında saklamıyor? Ya boya örtüleri? Bunların altında hakiki çehreyi hiç görmek mümkün mü? Boyalar olmasa bilmem kadın ne yapardı? Bir aşk dakikasının lezzetine ebediyet verecek kudrete sahip olmayanlar, süsten medet ummakta belki çok haklıdırlar. Fakat ipekler ve boyalar, ruhun eksikliklerini bilmem ki nasıl telafi edebilir? Nesrinin dışı açık, içi aydınlık; nazmının dışı lûgatli, içi ip
Sıralama : Göster :
Toplam 533 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1