İnsan, unuttuğunu da unutuyor yaşadığımız yüzyılda. Hayat ve anlam muhasebesi yapan Alev Alatlı, bu yüzden yüksek sesle ve inatla hatırlattı bize yazılarında, geçmişin geleceğimizi çepeçevre kuşattığını… Tarih yazan bir millet iken, tarih okumayı bile unutan bir kuru kalabalığa dönüştüğümüzü, yazdıklarında sergiledi satır satır, harf harf.
Günübirlik gibi görünen olayların arka planındaki geçmiş zaman hesaplaşmalarını sezdirdi. Bir bilinçlendirme çabası içinde doğruları ve hassasiyetleri göz ardı etmeden yorumladı olup bitenleri… Medyadan laf cambazlıklarıyla yayılan temelsiz ahkâmın farkında olarak yazılanları bıkmadan, yılmadan ve usanmadan sorguladı. Düşünce ve siyaset alanında muhtelif köşe başlarında üretilen türlü “ad hominem” safsataların ipliğini pazara çıkardı. Onun için Alev Alatlı’nın ‘Hatırla!’ Geçmişin Geleceğindir kitabı okundukça “geçmiş-gelecek” kelimelerinin arasında duran, ince yatay çizgi gibi belirginleştiriyor kendini alıcılarına. Eser hem geçmiş yüzyıl içinden bugüne taşınan şaşırtıcı fotoğrafları, hem de günübirlik olana düşmeden yapılan yorumların, geleceğe dönük kılavuzluğunu bir araya getiriyor. Sömürgecilerin Osmanlı topraklarını parçalamalarından Siyonizm’e, dünya düzeni tartışmalarından Avrupa’ya, siyasetin yapılaşmasından melalin hükümsüz kılınmasına, kent mimarisinden üniversiteye, malumat silahlarından milliyetçiliğe, ithamlardan imajlara, nepotizmden feminizme, Türkçeden aydınların dünyasına pek çok mesele çözümleniyor.
Kılavuzluğunu, okurlarıyla tanışıklığı ve yazının imkânları ölçüsünde ustaca kullanan Alev Alatlı’nın eni sonu söylemekten asla vazgeçmediği şey ise daima ‘Hatırla!’ Geçmişin Geleceğindir oluyor.

1944 İzmir doğumlu. Liseyi Japonya’da okudu, ekonomi ve istatistik lisansını ODTÜ’de, ekonomi ve ekonometri yüksek lisansını ABD Vanderbilt Üniversitesi’nde tamamladı. Yine aynı ülkede doktora yaptı. Felsefe, ilahiyat, düşünce ve medeniyet tarihi alanlarına yöneldi. 1974’te Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ile Ankara’da Devlet Planlama Teşkilatında çalıştı. California Üniversitesinde Türkçe üzerine psiko-dil bilim çalışmaları yürüttü. Bu süreçte Bizim English adlı bir dergi çıkardı. Daha sonra Türk Yazarlar Kooperatifinde (YAZKO) başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Filistin meselesinin duyurulmasına katkıda bulunmak için Edward Said’in Haberlerin Ağında İslam (1985) ile Filistin’in Sorunu (1986) kitaplarını tercüme etti. Filistin davası konusunda yaptığı çalışmalardan dolayı 1986’da Yaser Arafat tarafından “Özgürlük Madalyası”yla onurlandırıldı. 2005’te uzun yıllar Mütevelli Heyeti Başkanı olarak görev yaptığı Kapadokya Üniversitesini kurdu. 1987 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü’nü; 2006 yılında ise Mihail A. Şolohov 100. Yıl Edebiyat Ödülü’nü aldı. 2014 yılında edebiyat alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün sahibi oldu. 2012 yılında Bülent Ecevit Üniversitesi; 2017 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi tarafından fahri doktora payesi ile onurlandırıldı. Alatlı 2 Şubat 2024 tarihinde ebediyete irtihal etti ve Eyüp Sultan Camisinde kılınan cenaze namazının ardından, Mihrişah Valide Sultan Haziresine defnedildi.
Yayımlanmış eserleri: Yaseminler Tüter mi, Hâlâ? (1985), Aydın Despotizmi (1986), İşkenceci (1987), nehir romanlarından ilki “Or’da Kimse Var mı?”; Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm! (1992), ‘Nuke’ Türkiye! (1993), Valla, Kurda Yedirdin Beni! (1993), O.K. Musti! Türkiye Tamamdır! (1994), Beyaz Türkler Küstüler (2013) olmak üzere dört romandan oluştu. “Schrödinger’in Kedisi” ise Kâbus (2000) ve Rüya (2001) ile birlikte iki eserden meydana geldi. Aydınlanma Değil, Merhamet (2004), Dünya Nöbeti (2005) ile Eyy Uhnem! Eyy Uhnem! (2008) “Gogol’ün İzinde” üçlemesini oluşturdu. Kadere Karşı Koy A.Ş. (1995) romanı ile nesir-nazım denemesi Eylül 1998 (1999) dışında Hollywood’u Kapattığım Gün/Suç Ortağı Hollywood Karanlık Kitabı (2009, 2020), Funda’nın Mutfak Rehberi (2011), “Ben Böyle Düşünüyorum.” Demek Olmuyor! (2018), Fesüphanallah!: Nasihatname 1 (2019) ve Hafazanallah!: Nasihatname 2 (2019) kitapları ise düşünce, hayat ve siyaset alanındaki çalışmalarıdır. Ayrıca röportajlarından oluşan Kelebek Etkisi Söyleşileri I-II (2020), Dünyayı Bilmeyen Dünyanın Maskarası Olur (2025) ile makalelerinin derlendiği Şimdi Değilse Ne Zaman? (2002), Hayır! Diyebilmek İnsanı (2003), Hatırlar! Geçmişin Geleceğindir (2004), Yorumsuz (2008) ve Aklın Yolu da Bir Değildir (2009) kitapları bulunmaktadır. Derleyen olarak önemi rol üstlendiği ve Türkiye’de ilk defa yapılan dört ciltlik Batı’ya Yön Veren Metinler (2010) ve iki ciltlik Bize Yön Veren Metinler (2014) isimli eserler ise yaklaşık üç bin yıllık düşünce serüvenine ışık tuttu.